79. Cannes Film Festivali, bu akşam ünlü yönetmen Pierre Salvadori’nin “La Vénus électrique” adlı filmiyle kapılarını açıyor. Bu yılki festivalde Fransız sinemasının etkisi gözlemlenirken, küresel krizlerin ve savaşların izleri de filmlerde kendini gösteriyor.
Festivalin açılışı, Pierre Salvadori’nin on birinci filmi “La Vénus électrique” ile gerçekleştiriliyor. Bu film, izleyiciye heyecan verici aşk hikayeleri sunan sinemanın, zorlu dönemlerde bile bambaşka dünyalara açılan kapılar sunduğunu hatırlatıyor. Salvadori, daha önce 2018’de Cannes’da “Yönetmenlerin On Beş Günü” seçkisinde yer almıştı ve bu sefer resmi seçkide yer alması, onun sinema kariyerindeki önemini vurguluyor.
Fransız Sinemasının Gücü…
Cannes’da bu yıl Fransız sinemasının ciddi bir ağırlığı bulunuyor. Ana seçkide 22 film “Altın Palmiye” için yarışırken, bunlardan beşi Fransız kadın yönetmenler tarafından çekilmiştir. Özellikle 35-50 yaş aralığındaki genç yönetmenlerin eserlerinin festivalde yer alması dikkat çekiyor. Ayrıca, tanınmış uluslararası yönetmenler Asghar Farhadi, Ryûsuke Hamaguchi, Laszlo Nemes ve Andreï Zviagintsev, Fransız yapımcıların desteğiyle Fransızca filmlerle bu seçkide kendine yer buldu.
Festivalin başka bir ilginç noktası ise, Hollywood yapımlarının neredeyse yok denecek kadar az olmasıdır. Bu durum, bilinçli bir seçimden kaynaklanıyor olabilir. Büyük Amerikan yapımları, genellikle Oscar ödüllerine odaklanan Venedik Film Festivali’ni tercih ederken, Cannes’a katılım için sinema salonlarında gösterime girmemiş platform yapımları da kabul edilmiyor. Ancak, pek çok popüler Amerikan filmi, yarışma dışı veya özel gösterimler gibi yan etkinliklerde yer alacak. Steven Soderbergh, Andy Garcia ve John Travolta gibi ünlü isimlerin yönettiği filmler, festivalde gösterilecek. Ayrıca, 2001 yapımı “The Fast and the Furious”un 25. yıl dönümü, büyük bir kutlama ile anılacak.
Çeşitlilik ve Yenilik Rüzgarı…
Bu yıl festivalde toplam 66 resmi film ve bağımsız yan bölümlerde 40 film yer alacak. Beklenenden daha genç ve çeşitli bir program sunuluyor. Coğrafi olarak da zengin bir içerik mevcut; örneğin Kosta Rika sineması ilk defa festivalde boy gösteriyor. “Belirli Bir Bakış” (Un Certain Regard) seçkisinde yer alan 20 film arasında, genç kadın yönetmen Valentina Maurel’in “Ton animal maternel” adlı eseri de dikkat çekiyor. Daha önce Locarno Festivali’nde ödül kazanmış olan Maurel, Fransa’da sinema eğitimi aldı ve Cannes’da kısa filmiyle de yer almıştı.
Bu yılki Cannes Film Festivali, sinemanın gücünü, çeşitliliğini ve yenilikçiliğini bir kez daha gözler önüne serecek.